Çocuklar İçin Eğlenceli Fizik Deneyleri

Texas A&M Üniversitesi Fizik ve Astronomi Bölümü öğretim üyesi Dr. Tatiana Erukhimova çocukların fiziğe olan merak ve ilgilerini cezbedecek harika deneyler yapıyor.

Bizim bayıldığımız birkaç deneyi aşağıya ekliyorum:

Cetvel kırma deneyi: https://www.youtube.com/watch?v=0pJlTzz5pDw

Yumurta ve basınç deneyi: https://www.youtube.com/c/TAMUPhysicsAstronomy/featured

Patates deneyi: https://www.youtube.com/watch?v=rxQGb88pCi8

Tabaklar ve eylemsizlik deneyi: https://www.youtube.com/watch?v=dmBVm3Lh4UU

Balon hayvanlar deneyi: https://www.youtube.com/watch?v=IzzNTT4Jl5s 

Ampuller ve basınç deneyi: https://youtu.be/eZ9HiD25alU

Patlama ve sıvı azot deneyi: https://www.youtube.com/watch?v=mL6s6PLqn9M

Eylemsizlik deneyi: https://www.youtube.com/watch?v=7Y4Zj2Ezzi4

Daha fazla deney için YouTube kanalı: TAMU Physics & Astronomy

Masonluk ve Satanizm Üzerine

Masonluğun özünde Satanizm’in bir aracı olduğundan daha önce bahsetmiştim.

Masonlar sembollerle konuşur, sembollerle kendilerini ifade eder ve birbirlerine kendilerini tanıtırlar.

Masonluğun kitabını yazan önde gelen Masonlar (Albert Pike, Jabez Richardson) bu gizli el ve vücut hareketlerinin her birini kitaplarında tek tek gösterip anlamını açıklamışlardır.

İşte bu “Hidden Hand Gesture” (Gizli El Hareketi) de en belirgin masonluk sembollerindendir.

“Gizli El” jestini yapan tarihteki ünlü Masonlar

DEVLET KURAN MASONLAR

Masonların kurduğu ülkelerden biri olan ABD’nin kurucusu George Washington’a bakarsanız “Gizli El” jestini yaptığını görürsünüz. Hatta adına dikilmiş anıtlarda, ilk olarak Mason, sonra ABD Başkanı olduğu yazar. Çünkü Masonluk her şeyden daha önemlidir onların gözünde.

ABD kurucusu George Washington heykeli: “(Önce) Mason, (ikinci olarak) ABD’nin ilk cumhurbaşkanı”
Masonların kurduğu bir devlet olan ABD’nin 1 dolarlık banknotu üzerinde bir Masonik sembol: Piramidin en tepesindeki “All Seeing Eye-Herşeyi Gören Göz” ve altta yazan “Novus Ordo Seclorum – New World Order – Yeni Dünya Düzeni” yazısı

Gelelim TC’nin kurucusuna. Şu aşağıdaki fotoğrafları yurtdışında hangi masonluk araştırmacısına gösterirseniz gösterin alacağınız cevap açık ve nettir: “Evet bu şahıs açık bir şekilde Masonluğun sembol hareketlerinden birini (Hidden Hand Gesture) defalarca yapmış.”

Selânik’te o dönemde mevcut bulunan güçlü Mason lobisinin üyelerinden Alatini Efendi’nin fonladığı Şimon Zwi (Şemsi Paşa) okulunda okumuş bir şahsın hangi ideolojilerle şekillendiğini düşünürsünüz?

“İlginçtir, Mustafa Kemal’in okuduğu Şimon Zwi (Şemsi Efendi) mektebi, Abdülhamid’in evinde mecburi iskana tabi tutulduğu Yahudi işadamı Alatini Efendi’nin sahibi olduğu bir Kabbala mektebidir.”

Abdurrahman Dilipak

Cumhuriyet döneminin fikir önderlerinden olan, bu ülkenin halkına “milliyetçilik=ırkçılık”, “kemalizm” gibi bâtıl ideolojileri aşılamak için yoğun propaganda çalışması yapmış olan Moiz Kohen’in Mason olduğunu öğrenince şaşırır mısınız?

Allah azze ve celle’nin şeriatı kaldırılarak, laik demokratik düzenle kurulmuş bu devletin (tıpkı ABD gibi) bir Mason projesi olduğunu düşünüyorum.

Hem fiziki, hem de kültürel ve tarihi açıdan büyük zenginlikler taşıyan bu toprakları diledikleri gibi kontrol altında tutabilmek/sömürebilmek adına; halkı Allah’ın özgürleştirici dininden uzaklaştırarak halka kendi sapkın/köleleştirici ideolojilerini aşılamış, bu coğrafya üzerinde diledikleri gibi tasarruf edebilmelerine olanak veren bir devleti kurmuşlardır.

Yüz yıldır artan bir şiddetle sömürülmemiz, halkın fakirleşirken elit kesimin zenginleşmesi, Yeni Dünya Düzeni’ne biat ederek ülkenin tasmasının Satanist Kabal çetesine teslim edilmiş olması bunun  delillerinden sadece birkaçıdır.

Dünyanın tüm ülkelerinde halk fakir, tepedeki elit kesim ise zengindir. Yeryüzündeki devletlerin çoğu, Satanist Kabal’ın maşası olan Masonların eliyle kurulduğu ya da sonradan devlet yönetimleri Masonlar tarafından baskı, şantaj, tehdit, rüşvet vb. yöntemlerle ele geçirildiği için; bu durum çok da şaşılacak bir durum değildir.

Devletlerin aslında kimin kuklası olduğu görmek için, Merkez Bankalarının kimler tarafından kontrol edildiğini araştırmanız yeterli olur. “Follow the money”-“Parayı takip et” düsturu sizi dünyayı kimin yönettiği bilgisine hızlıca ulaştırır. Bu konuda çok aydınlatıcı bir belgeseli izlemenizi öneririm: MONOPOLY- Who Owns the World? (TEKEL-Dünyanın Sahibi Kim?)

Dünyayı yöneten küresel şeytani çete “Kabal” dediğimizde, bunların, kurmuş oldukları piramidal hiyerarşideki Masonluk maşası ile dünyanın zenginliklerini ve halklarını sömürdüklerini, küresel çapta bir tuğyan kurduklarını anlamalıyız.

Masonluğun özünde, “Lucifer” (“Işık Getiren”) de dedikleri Şeytan’a tapılan Satanizm olduğu gerçeğini de akıldan çıkarmamalıyız.

Dinin elimine edildiği “LAİK”, Allah’ın hükmünün kaldırılarak beşerin hükmünün hakim kılındığı “DEMOKRATİK” düzenlerin her zaman için en çok Şeytan (lanetullahi aleyh)’in işine yaradığını ise hiçbir zaman unutmamalıyız. Laik ve demokratik bir düzen ile tevhid akidesinden uzaklaştırılan halkların, sistemin öne sürdüğü sahte ilahlara tapması ve kula kulluk ettirilmesi sağlanır. Tağutlar tarafından yüceltilen “Laiklik” ve “Demokrasi” kavramları, tam olarak tüm insanlığı kendilerine köle yapmak amacında olan şeytani çete Kabal’ın projesidir.

MASONLUK ve SATANİZM ARASINDAKİ BAĞ

Peki her Mason aynı zamanda Satanist midir? Hayır, Masonluğun dereceleri var.

Masonların hayırseverlik(!!!) kulüpleri Lions ve Rotary

Masonlar kendilerini dış dünyaya son derece iyiliksever, yardımsever, hayırsever kişiler olarak tanıtırlar (Bkz. Rotary ve Lions adlı kulüpleri). Amaçlarının insanlık için hayırdan başka bir şey olmadığını ifade ederler.

Aman dikkat:

“Onlara: “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.  Dikkat edin! Onlar bozguncuların ta kendileridirler.”

(2/Bakara, 11-12)

Öncelikle Masonluğa kabul edilme, inisiye olma töreninde canınız pahasına olsa dahi sırları ifşa etmeyeceğinize dair, acayip ritüeller içerisinde acayip yeminler ettirirler. Masonluk kitaplarında sırları ifşa edenlere verilecek ayrıntılı ve tüyleri diken diken eden işkenceli ölüm yöntemleri detaylıca anlatılmaktadır. Bu korkunç şeytani yöntemlerin yanı sıra günümüzde özellikle kullanılan cezalandırma yöntemleri ise “itibarsızlaştırma”, “kasedini çıkarma” yöntemleridir. Sırları açık eden bir Mason’un, hemen herhangi bir konuda onu itibarsızlaştıracak bir kasedi, ses kaydı, gazete haberi vs. ortaya çıkar ve cezası verilmiş olur.

Masonluk sistemi içinde dereceler vardır. 33. Dereceye ulaşan bir Masonun Satanizm potansiyeli olduğu da tespit edilmiş olursa, Masonluğun özünde Satanizm olduğuna dair bütün sırlar aktarılır ve artık satanik ritüellere davet edilmeye başlanır.

33. Dereceye gelememiş bir çok Mason’un satanizm’den haberi yoktur. Bu durumdaki, basireti ve feraseti bağlanmış kişiler, aslında şeytana hizmet ettiklerini bilmeden, Masonluğun bir çeşit din olduğundan farkına varmadan, çok hayırlı bir cemiyet içinde bulunduklarını düşünürler.

Masonluğun basamakları

Satanizm’in bir de kan yoluyla yeni nesillere geçme durumu vardır ki; bu tarihsel kökenleri çok çok daha eskilere uzanan bir konu. Merak edenler, yeryüzünde Satanizm’in öncüsü olan 13 ailenin tarihçesini Fritz Springmeier’in “Bloodlines of the Illuminati” adlı kitabından okuyabilir.

Satanizm’in Osmanlı’ya Frank ailesi aracılığı ile nasıl nüfuz ettiğini de bu kitaptan öğrenebilirsiniz. Osmanlı’daki Satanizm konusu Tasavvufa, Sabetaycılığa ve İttihat Terakki’ye uzanır.

“Mehmet Talaat Pasha (1872-1921) was a Freemason and part of the Turkish revolution of 1908. He was the leader of the Young Turks, which was a joint project of the Sufis and the Frankist Satanists. (The type of Satanism led by the Frank family has had connections to Turkey for hundreds of years.)

Mehmet Talaat Pasha was the Grand Master of the Grand Orient of Turkey. He was held the political position in Turkey of grand vizier of Turkey (1917-18).”

Fritz Springmeier / Bloodline of the Illuminati

Nesep yoluyla Satanist olanlardan biri olan Elon Musk hakkında bu yazıya da bakabilirsiniz.

TC’nin Arkasındaki Masonlardan Biri – Moiz Kohen

Masonluk özünde, Şeytan (lanetullahi aleyh)’i ilah edinenlerin bâtıl dini olan Satanizm’in bir maşasıdır/aracıdır demiştik.

Bu devleti kuranların arkasındaki yoğun Mason desteğine dikkat edin.

Bu Masonlardan biri de Moiz Kohen‘dir. Tepki çekmemek adına kullandığı diğer ismiyle: Munis Tekinalp. 1883 Selanik doğumludur. Doğum yeri ve tarihi şaşırtmasın sizi. Selanik’te o dönemlerde güçlü bir Mason-Kabalacı (Şeytani) Yahudi örgütlenmesi mevcuttur.

Selanik’teki bu şeytani örgütlenmenin baş adamlarından Alatini Efendi’nin sahibi olduğu okulun adı ise Şemsi Efendi Mektebi’dir. Sahi ya, kim okumuştu bu Kabalacı=Mason=Satanist ideolojilerin empoze edildiği Şemsi Efendi (Şimon Zwi) Mektebi’nde?

Gelelim bu Mason Moiz Kohen’in yaptıklarına:

Dünyanın 13 büyük Satanist ailelerinden biri olan Frank ailesinin desteklediği ve Anadolu coğrafyasındaki halkları ifsad etmek ile görevlendirilen Satanist Mason Mehmet Talat Paşa’nın kurduğu İttihat ve Terakki cemiyetiyle birlikte çalışmıştır.

– Bu coğrafyada yaşayan insanlara şeytanın ideolojisi olan milliyetçiliği=ırkçılığı aşılamaya çalışmıştır, (“Ne mutlu Türküm diyene” şeklindeki ırkçılık parolasının fikir babasıdır)

“Kahrolsun Şeriat hükümeti”, “Türkün dini Kemalizmdir” gibi sözler sarf ederek bu coğrafyanın halklarını Allah azze ve celle’nin dininden koparıp bâtıl ve şeytani kökenli ideolojilere sürüklemeye çalışmıştır.

– Yine aynı şeytani ajandası gereği “Türk’ün Yeni Amentüsü” adı altında küfür ve şirk dolu bir yemine imza atmıştır.

– Tüm bu şeytani faaliyetlerini devletin kurucusu M. Kemal gözetiminde, kollamasında gerçekleştirmiştir.

Peki bu coğrafya üzerinde oynanan bu şeytani oyunların fikir babası Mason Moiz Kohen midir?

Elbette hayır. Kendisi daha büyük ve gizli bir örgütlenmenin, hiyerarşide en yukarıda bulunan Satanist ailelerin emrinde bir askerdir sadece. Rockefeller, Rothschild gibi Şeytan (lanetullahi aleyh)’i ilah edinmiş satanist ailelerin Osmanlı/Türkiye/Anadolu’dan sorumlu ekiplerinde görev alan bir emir eridir sadece.

Gerçeklere gözlerinizi açın. Bâtıl, şeytani ideolojilere hizmet etmek üzere uydurulmuş, saptırılmış tarihi değil; gerçek tarihi okuyun araştırın. TC devletinin kuruluşunda mevcut olan satanik/şeytani ayak seslerini artık görmezden gelmeyin!

Masonluk Satanizm’in Maşasıdır


Toplumların tepkisini çekmemek adına, Lucifer tapıcıları için uydurulmuş bir kılıftır masonluk. Ancak özünde sadece ve sadece Satanizm vardır.

Satanizm; şeytanla güç, iktidar, para ve şöhret gibi dünyevi ihtiraslarını tatmin etmek üzere anlaşıp, karşılığında ruhların şeytana satıldığı; kara büyü, negatif varlıkların musallatı, ilah edindikleri şeytana düzenli olarak bebek/çocuk kurban ettikleri şeytani ritüelleri içeren sapkın bir tarikattır.

Ruhunu şeytana satanların, kendilerini güç ve iktidar uğruna Şeytan’a köle edenlerin tuğyanından, zulmünden kurtulmanın yolu nedir??

Elbette Şeytan (lanetullahi aleyh)’in de Rabbi olan Allah azze ve celle’ye ve O’nun şeriatına teslim olmaktır!

Çareyi başka başka yerlerde (demokraside, komünizmde, sosyalizmde, kapitalizmde, metaverse‘de, transhumanizm‘de, yeni dünya düzeninde ve diğer bâtıl ideolojilerde) arayanlara sözümüz: OLMADI, OLMUYOR, OLMAYACAK!

Bu şeytan ve ahalisinden, yine şeytanın uydurup göz boyayarak satışa sunduğu bâtıl ideolojilerle kurtulamayız. Tarih boyunca bir çoğu denendi, sonuç?? Şeytan gücüne güç katmaya devam etti. Metaverse ve Transhumanizm gibi Şeytan’dan geldiği bariz olan ideolojileri de denemeyiverelim. Aynı delikten yüzlerce kere sokulduğumuz yetmedi mi!?

O hâlde insanlığın özgürleşmesi için tek kurtuluş yolu: TEVHİDdir.

Sadece, alemlerin Rabbi Allah azze ve celle’ye kul olmak, sadece ve sadece O’nun koyduğu yasalara uymaktır.

Haydi bir de bunu deneyelim. Saadet asrı ve raşid halifeler dönemi boyunca, 40 yıl boyunca yaşanabilmiş olan o mutluluk, adalet ve refah dönemini tekrar başlatalım.

Unutmayalım ki Şeytan’ın dünyada kurmuş olduğu sömürü ve zulüm sistemlerini yıkma yolundaki tek yardımcımız El Aziz ve El Cebbar olan Allah subhanehu ve teâlâ’dır. Başka varlık ve sistemlerden yardım bekleyenler nafile bir bekleyiş içinde kalacaklardır.

Öyleyse, Allah’ın yardımını kazanabilmek için öncelikle, hem müslüman olduğunu iddia eden Türkiye toplumunda, hem dünya genelinde mevcut olan, Allah’a karşı isyanı ve başkaldırmayı sonlandırmamız ve O’nun emirlerine harfiyen uymamız gerekmektedir.

Ha, eğer dünyanın mevcut düzeninden memnun iseniz, adil, müreffeh, huzur ve güven dolu bir ortamda yaşadığınızı düşünüyor iseniz, “yılan bana dokunmuyor ise niye rahatımı bozayım ki” diyorsanız; o zaman içinde bulunduğunuz küfür ve şirk bataklığında yaşamaya devam edin. Bilesiniz ki, üç günlük ömrünüzün sonunda varacağınız yer ebedi ateş olacak.

Ancak eğer, insanlık için, mazlumlar için dertleniyor; yeryüzünde mevcut olan vahşet, zulüm, fakirlik, açlık, sapkınlık, korku ve güvensizlik ortamı sebebiyle tasalanıyor iseniz; henüz kalbinizi ve ruhunuzu kaybetmemişsiniz demektir. Ve bu çok iyiye işarettir. Kalbinizi tevhidle doldurun, arındırın ve insanlığa hizmetin tek yolunun aslında Allah Teâlâ’ya hizmetten geçtiğini idrak edin.

İbrahim aleyhisselam için yakılmış olan devasa ateşe bir damla da olsa su taşıyan karınca gibi, kimin tarafında olduğunuzu belli edecek şekilde yaşayın. Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayın. Sadece hakkın yanında durun. Bâtıla karşı cephe alın. Eğer siz bu şekilde tevhidinize sahip çıkar, dünyadaki yangını söndürmek üzere gücünüz yettiğince, bir damla dahi olsa su taşırsanız;  El Berr olan Rabbimiz ecrinizi asla zayi etmez ve sizi mükâfatlandırır.

Ne mutlu Allah azze ve celle tarafından mükâfata layık görülen o güzel kullara!

Bir Satanist Daha Öldü

Baş satanistlerden, küresel Kabal çetesinin dünyayı sömürmek üzere kurduğu piramidin en tepesindeki adamlardan biri daha, Evelyn de Rothschild, 91 yaşında ebedi azaba kavuştu elhamdulillah. Şeytanın kraliçesi Elizabeth’ten sonra, kraliçeye ekonomik danışmanlık yapmış olan bu satanistin de ateşi bol olsun.

Allah’ım dünyada küfrü, şirki hâkim kılmak; ekinleri ve nesilleri ifsad etmek üzere ilahları Şeytan (lanetullahi aleyh) ile sözleşme yapmış olan bu satanist müstekbir tağutlardan bir tanesini bile yeryüzünde bırakma. 

Evelyn de Rothschild’den müstekbir tağut Charles’a “buraların kralı benim” jesti

Toksik mRNA Gen Terapisinde Grafen Oksit

(Bu yazı 13 Eylül 2021 tarihinde yayınlanmıştır.)

mRNA zehirlerinde grafen oksit mevcuttur. Pfizer ve Moderna aşı içeriğinde listelemese de aşağıdaki Türkçe altyazılı video’da eski Pfizer çalışanı kanıtlarıyla bu aşılarda %100 kesinlikle ve tartışmasız bir şekilde, insanlar için SON DERECE TOKSİK olan GRAFEN OKSİT bulunduğunu açıklıyor.

Toksik mRNA Enjeksiyonlarında Grafen Oksit Olduğunun Kanıtı (TÜRKÇE ALTYAZILI 20 DAKİKALIK VİDEO LİNKİ)

Peki neden? Dünyanın tepesindeki şeytana tapan küresel elitlerin amacı: DEPOPULASYON. Nüfus azaltmak. Kendi fikirlerince çok kalabalık olduğu için yaşanmaz hâle gelmiş dünyayı, insanları “çaktırmadan öldürerek” rahatlatmak(!).

Bunu nasıl başaracaklar? İnsanları, dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş devletler arası, şirketler arası bir propaganda kampanyasıyla, satılmış sözde bilim insanları aracılığı ile KORKUTARAK!

Öldürücülük oranı gripten farklı olmayan bir virüsten, beyin yıkanması sonucu ölesiye korkan insan; elbette içinde ne olduğunu bile bilmediği aşılara seve seve ve koşa koşa sarılır. Hatta kendisine anlatılınca “olsun virüsten ölmeyeyim de aşıdan öleyim” deme gafletine düşer. Gerçekten var çevremizde böyle insanlar.

Grafen oksit elektriksel iletkenliği çok yüksek olan bir madde. Nüfus azaltma haricinde bu insi şeytanların bir diğer planları, yine satanist Elon Musk’la el ele 5G uyduları aracılığıyla TRANSHUMANİZM’i de gerçekleştirmek. Yani grafen oksit sebebiyle henüz ölmeyen insanları da yapay zekâ ile yönetilen kölelere dönüştürmek.

Şimdi neden hatırlatma dozları (booster shot’lar) gündeme geliyor sanıyorsunuz? Vücutlardaki grafen oksit miktarını yavaş yavaş arttırarak öldürme ve köleleştirme deneylerini canlı yayında, kandırdıkları koyunlar (insanlığın büyük çoğunluğu oluyor bu grup maalesef) üzerinde gerçekleştiriyorlar.

Bu BİYOLOJİK SİLAH KİMYASAL ZEHRİNİ henüz almadıysanız sizi tebrik ediyorum akıllılığınızdan ötürü. Şeytanlara karşı direnmeye devam.

Bir doz olduysanız ve ondan sonra UYANDIYSANIZ; size zorlanacak ek dozları asla yaptırmayın. Her yeni dozda kanınızda dolaşan grafen oksit miktarı artacak. Vücuttaki en güçlü antioksidan madde olan glutatyon üretiminde kullanılan NAC (n asetil sistein) kullanın, ya da direkt glutatyon alın damar yoluyla. Uzmanlar bu sayede grafen oksitin elimine edilebileceğini düşünüyorlar.

Cehaletin sonucu, aldanmaktır, şeytana uymaktır. Aklınızı kullanın, araştırın sorgulayın. Küresel çetenin hiçbir dediğine inanmayın.

“Ey iman edenler! Fasık biri size bir haber getirdiğinde, onu (iyice araştırıp doğru olup olmadığını) açıklığa kavuşturun. Ta ki bilmeden bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmayasınız.”

(49/Hucurât,6)

Noah Yuval Harari İnsi Şeytanı

Birleşmiş Milletler (UN) ve Dünya Ekonomik Forumu (WEF) şeytani örgütlerinin baş sözcülerinden Noah Yuval Harari denen şeytan hizmetkârının konuşmalarından seçme cümleler:


1. “Hür irade çağı sona erdi.”
2. “İnsanların çoğu işe yaramaz.”
3. “İnsanlar artık “hack”lenebilecektir. (düşünceleri, davranışları manipüle edilebilecek)”
4. “İnsanlar Yapay Zeka tarafından yönetilecek.”
5. “Yapay zeka size kiminle evleneceğinizi söyleyecek.


Gördüğünüz üzere şu anda dünyaya hükmetmekte olan küresel şeytani çete Kabal, açık açık bizimle ilgili planlarını söylüyorlar.

Bizler de hâlâ bu şeytani çete Kabal’ın kontrolündeki devletlerin, örgütlerin her dediğine uyuyor, çok iyi söz dinleyen koyunlar gibi davranıyoruz. Tam da Şeytan’ın (lanetullahi aleyh) istediği gibi!

– Ölümcül virüs var kolları açın, sizi korumak için DNA’nızı değiştirecek aşıları saplayacağız diyorlar; hemen sıraya giriyoruz ilk biz “aşı” olalım diye.

– Size daha hızlı beyin yıkayıcı video/film/müzik vb. izlemeniz için 5G’yi getiriyoruz diyorlar; hepimiz hemen 5G’li telefonlara geçmeye koşuşuyoruz.

– Küresel iklim krizi var, büyükbaşları öldürün size yapay et ve böcek yedireceğiz diyorlar; hayvanlarımıza bir anda aşı kampanyaları ile saldırmalarına müsaade ediyor, yapay et ve böcekler için caizdir fetvaları veriyoruz.

– Bakın siz kendi kendinizi yönetiyorsunuz bir sürü siyasi parti var istediğinizi seçip başınıza yönetici getirin (yani “demokrasi var”) diyorlar; biz de acaba hangi partiye oy versek, benim oyum çok kıymetli ve kutsal hemen oy vermeye gideyim gibi boş zanlara kapılıyoruz. Bütün devlet yöneticilerinin aslında bu şeytanların avucunun içinde olduğunun, DEMOKRASİnin bizleri uyutmak için bir İLLÜZYONdan ibaret olduğunun ve en önemlisi DEMOKRASİnin Allah azze ve celle’ye ŞİRK KOŞMAK olduğunun farkına bile varmadan.

İnsanlık gerçekten de yolunu kaybetmiş, şeytanlar nereye çekerse o yöne sürüklenir hâle gelmiş durumda.

Bundan kurtuluşun yolu bu şeytanlara değil, sadece alemlerin Rabbi Allah azze ve celle’ye kulluk etmek. Yani kelimenin tam anlamıyla Tevhid’i yaşamak. Ah bir anlayabilsek!

Çocuklar İçin Muhteşem Bir Kitap Seti

Tüm Resullerin ortak daveti olan tevhidi, Allah subhanehu ve teâlâ’nın elçilerinin, kavimlerini tevhide nasıl davet ettiklerini ve bunun ardından başlarına gelenlere nasıl sabrettiklerini, sanki o zamanlarda yaşıyormuş gibi hissederek çocuğunuzla birlikte okumak ister misiniz?

Cevabınız evet ise, 7 yaş ve üzeri çocuklar ile birlikte okunabileceğini düşündüğüm, muhteşem bir kitap serisinden bahsetmek istiyorum. Mahmut Öztürk’ün yazmış olduğu, (H)ıyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı 5 kitaptan oluşan bir set. Dilerseniz kitapları ayrı ayrı da alabilirsiniz; ancak ben hiç tereddüt etmeden tamamını almanızı öneririm.

Peygamberlerin tevhid davetini çocuklara daha önce bu kadar güzel bir şekilde, hiç sıkmadan aksine heyecanla takip etmelerini sağlayarak anlatan bir kitap daha önce görmemiştim. 

Çocuklarımla birlikte tüm kitapları heyecanla okuduk. Kitaplar o kadar sürükleyici ve ilgi çekici bir dille yazılmış ki, 124 sayfalık Nuh (as) kitabını sadece 2 günde bitirdik. Yaşları küçük çocuklar için bu kalınlıkta bir kitabı iki gün içinde bitirmek daha önce hiç tecrübe etmediğim bir durumdu. Sıkılmak bir yana, merak içinde devamını dinlemek istediler.

Kitapların her biri çok güzel hazırlanmış ve en önemlisi tevhidi bir zemine oturtulmuş. Tevhid davetinin nasıl yapılması gerektiği ve davetçinin başına gelenlere nasıl sabretmesi gerektiği ile ilgili çok önemli vurgular var. Müslim çocukların mutlaka okuması gereken, Allah’ın (cc) Peygamberlerini kendilerine daha da çok sevdirecek ve İslâmi davette onları yüreklendirecek çok faydalı kitaplar olduğunu düşünüyorum.

  1. Kitap: “Yeni Bir Başlangıç – Hz. Nuh”
  2. Kitap: “Allah’ın Dostu – Hz. İbrahim”
  3. Kitap: “Kuyudan Saraya Uzanan Yolculuk – Hz. Yusuf”
  4. Kitap: “Esaretten Kurtuluş – Hz. Musa”
  5. Kitap: “Mucizelerle Dolu Bir Hayat – Hz. İsa”

Kitapların her biri 100 sayfanın üzerinde, içerisinde resim bulunmuyor. Her kitabın en son sayfasında, başvurulan kaynak kitapların listesi de mevcut.

Bu kitapları okuduktan sonra Lokmân aleyhisselamın oğluna nasihatini daha iyi anlayacaksınız:

“Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten alıkoy ve başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.”

(31/Lokmân,17)

Yazar Mahmut Öztürk, bu kitapların ardından “Yeryüzü Yıldızları” adlı, çocuklar için Allah Resulu’nun (sav) sahabilerinin hayatlarından kısa kesitler aktardığı 201 sayfalık yeni bir kitap yayınlamış. Bu kitabı da, henüz tamamını bitirmemiş olsak da, okuduğumuz kadarıyla çok beğendiğimizi söylemeliyim.

Rusya-Ukrayna ve Küresel (!) Türkiye

Milyonuncu baskı olabilir ama bir daha söylüyorum: Ana akım medyada anlatılan şeylere i-nan-ma-yın!

Rusya-Ukrayna savaşı aslında, dünyayı yöneten Satanist Kabal’ın kurmak üzere kolları sıvadığı “Yeni Dünya Düzeni”nde; Rusya-Çin’in mi, yoksa ABD-Avrupa’nın mı söz sahibi olacağına dair bir aristokratlar tepişmesidir, bir paylaşım savaşıdır. Tıpkı diğer dünya savaşları gibi.

ABD, Avrupa ve Ukrayna (NATO) bir tarafken; Rusya, Çin, Hindistan (BRICS) diğer taraftır bu fillerin tepişmesinde.

Hangi şer odağına yaranacağını bilemeyen Türkiye ise “tarafsız denge politikası” dediği; “çevir kazı yanmasın” bir siyaset izlemektedir bu süreçte.

Ee ne de olsa, Yeni Dünya Düzeni’nin yöneticisi olabilme savaşında hangi taraf galip gelirse, Türkiye de onun emrine hazır ve amade olacaktır. O yüzden, şimdiden taraf tutmak, gelecekteki çıkarlar açısından hiç mantıklı görünmemektedir.

Türkiye’nin zaten çoktan Yeni Dünya Düzeni’ne satılmış olduğunu aşağıdaki belirtilerden  anlamayanlar var ise, gerçek bir uyanışa henüz çok ama çok uzak olduklarını farkederler umarım.

  • Plandemi sürecinde küresel çete Kabal’ın tüm emirleri bu ülkede harfiyen uygulandı. İnsanların temel hak ve hürriyetlerini ellerinden almaya ve insanları diktatörlük/kölelik düzenine alıştırmaya yönelik bu uygulamalar (maske, mesafe, ev hapisleri, sokağa çıkma yasakları, deneysel gen terapilerine baskı, zorlama ve tehditler yoluyla kobay edilmeler) tamamen Türkiye Cumhuriyeti elleriyle halkına uygulandı. Devlet kendi yazdığı anayasayı delik deşik ederek vatandaşın bütün temel hak ve hürriyetlerini ihlâl etti.

Bu devletin tasmasının küresel satanistler grubunun elinde olduğunun en açık delili budur.

T.C.: “her alanda huzurla hayatımızı sürdürebilmemiz, hepimizin aşı olmasına ve aşılarını tamamlamasına bağlıdır”

Meali: “Ey halk. Siz bu deneysel gen terapilerine kobay olun ki, ne kadar iyi söz dinlediğimizi gören Kabal çetesi, kuracakları yeni düzende ülkemizi de es geçmesinler, yüksek lütufları ile bizleri de nimetlendirip huzurumuzu bozmasınlar.”

Satanist Kabal çetesinin yayınladığı The Economist dergisinin Mart 2020 sayısının kapağı. Başlık “Herşey Kontrol Altında: Büyük devlet, özgürlük ve virüs” diyor. En alttaki köpek, biz sıradan halk oluyoruz. Bizim tasmamızı tutan adam, Kabal’a biat etmiş olan satılmış devletler. Adamın (devletlerin) tasmasını tutan büyük el ise “Big Brother” da diyebileceğimiz Küresel Satanist Kabal çetesi. Bu şeytan hizmetkârları nasıl da amaçlarını ve yaptıklarını açıkça ifade edip; sonra da hâlâ anlamayan, uyanmayan, koyunluk eden ve köleliğe/kula kulluğa razı olan toplumlara kıs kıs gülüyorlar değil mi?
  • Metaverse, 5G, 6G gibi insanlık, özgürlük, ahlâk ve sağlık düşmanı sözde teknolojik faaliyetlerin hep destekçisi oldu bu ülke.

T.C:: “Metaverse ve benzeri mecralar belki torunlarımızı da aşıp onların çocuklarının hayat biçimlerinin ayrılmaz birer parçası olacak.”

Meali: “Yeni nesillerin hem ahlaken hem fiziken ifsadı için çıkarılan bu teknolojileri hiçbir şekilde sorgulamadan ve eleştirel şekilde düşünmeden sevgiyle kucaklıyor, bağrımıza basıyor, çoluğumuzu çocuğumuzu torunlarımızı bu şeytani projelere emanet ediyoruz.”

Yine sözü satanistlerin dergisi The Economist’in kapağına bırakalım. “WiFi networkleri, 5G-6G-7G’yi kafanıza silah gibi dayadık” mesajı açık ve net değil mi?
“Bir Sonraki Sınır: Düşünceler Makineleri Kontrol Ettiğinde” başlıklı bu sayıda da artık insan beyninin makinelerle etkileşime gireceğinden bahsediliyor. İlahçılık oynayan satanistlerin İnsan 2.0 projesini, satanist Elon Musk‘ın Neuralink projesini, Plandemi bahanesiyle tüm dünya halklarını zorladıkları mRNA gen terapilerinde mevcut olan grafen oksit ile, aşılanan insanları potansiyel bir sinyal alıcı-verici hâline getirdiklerini hatırlayın. 5G bir telekomünikasyon aracı olmaktan öte, stratejik yeni nesil bir silah olmak üzere geliştirildi Kabal tarafından. Elon Musk canla başla uydu fırlatıyor tepemize, bizi ne kadar çok seviyor değil mi(!!!)
Yine şeytan (lanetullahi aleyh) sponsorluğunda geliştirilen satanik bilim ve teknolojiye dair bir kapak. Yapay zeka, elit teknokratların (bkz. Noah Yuval Harari insi şeytanı) insan beyni/düşünceleri ile oynayabilmesi/manipüle edebilmesi ve gerekli gördüklerinde sansürleyebilmesi adına geliştirilen teknolojilere örnek.
  • Küresel İklim Krizi yalanına canı gönülden işbirlikçi olmuş ve dünya üzerindeki hayata, canlılığa savaş açanlar kervanına katılmıştır bu devlet. (bkz. devletin televizyon kanalında yapay et-böcek yeme propagandaları, insi şeytan Bill Gates’in dünyaya yutturduğu büyükbaş hayvanların çevreye zararları martavalları, “sıfır karbon” safsatası, Paris İhanet Anlaşması‘nın küfür meclisinde 353’te 353 oy ile kabul edilmesi)

T.C:: “Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak, son 19 yılda çevreyle ilgili hayata geçirdiğimiz tüm projeleri adeta taçlandırdık…Türkiye iklim krizinin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıdır.”

Meali: “Pandemide nasıl ülkeyi küreselci DSÖ’nün emirlerine kul ettik ise, iklim krizi denen uydurulmuş bir başka krizde de yine tasmayı küresel güçlerin eline verdik. Onlar ne derse kabul ettiğimiz Paris İhanet Anlaşması ile onlara olan kulluğumuzu taçlandırdık.”

SONUÇ;

Sanmayın ki, bu yönetim gidip yerine parlamentodaki başka bir şahıs/grup/parti geçtiğinde durum çok farklı olacak. Ümidinizi kula kulluk edenlere bağlamayın.

Ümidinizi bir ve tek olan, kâinatın yaratıcısı ve yöneticisi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah azze ve celle’ye bağlayın.

Biz Allah’a tevhidle kulluk edelim ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ki, Allah da ülkeyi/dünyayı/gezegeni içinde bulunduğu bu zelil hâlden yardımıyla kurtarsın. Allah’ın vaadi haktır!

“Şüphesiz ki bir toplum kendinde olanı değiştirmedikçe Allah, onların durumunu değiştirmez.” 

(13, Râd,11)

“Ey iman edenler! Allah’tan korkup sakının ve doğru/sağlam/adil söz söyleyin. (Allah da buna karşılık) amellerinizi ıslah etsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat ederse, şüphesiz ki büyük bir kurtuluş ve kazanç elde etmiş olur.”

(33/Ahzâb, 70-71)

“Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi haktır. (Öyleyse) dünya hayatı sizi aldatmasın. Çok aldatan (şeytan da) sizi Allah’la aldatmasın.”

(35/Fâtır, 5)

Satanist Elon Musk

Siz bu adamın kimlerden olduğunu bilmiyor muydunuz? İşte şimdi kendisi size tarafını bangır bangır ilan ediyor: “1. dereceden bir Satanistim ben!” diye haykırıyor.

Satanistlerin ayin yapma günlerinden biri olan, yeryüzünde yüzlerce masum bebeği, çocuğu ilahları olan Şeytan’a kurban ettikleri, herkesin “Halloween/Cadılar Bayramı” diye bildiği sapkın satanik ritüel günü için Elon Musk’ın seçtiği kostüme iyi bakın. Göğsünde sahte ilahı Baphomet‘in yani Şeytan lanetullahi aleyh’in simgesi. Kostümün adı: “Devil’s Champion” (Şeytanın Şampiyonu)

Karşınızda şeytanın favori adamı!
Göğsündeki Baphomet simgesinin yakın görüntüsü

Yeryüzünde ortaya koyduğu ifsad projeleriyle ve insanları çok güzel kandırmasıyla, eminim ki şeytan (lanetullahi aleyh)’in gözdesidir/şampiyonudur “El Elyon” (Elon Musk’ın orijinal adı. İbranice’de “göğün ve dünyanın efendisi” anlamına gelir. Elon Musk’ın Satanist olan ailesi Deccal’in öncüsü olmak üzere yetiştirmiştir kendisini. Ona verdikleri isim de bu projelerinden ileri gelir).

Elon Musk denen bu “Deccal işaretçisi” sapkının kime ve neye hizmet ettiğini umarım herkes anlamıştır artık. 

Küresel şeytani çete Kabal’ın bâtıl düzeninde, satanizm soylardan, ailelerden gelir ve yeni nesillere aktarılır. Satanist bir aile, çocuklarını da şeytanı ilah edinecek şekilde yetiştirir.

Elon Musk’ın anası Satanist cadılardandır, babası da teknokrat Satanisttir. Bu adam doğduğundan itibaren şeytanların kontrolünde kara büyüler ile, zihin programlama ile, kendisine musallat edilen negatif varlıkların eşliğinde büyütülmüştür. Satanist bir ailede doğup büyümenin getirdiği sonuçlardır bunlar. Hele ki, çocuğa “Deccal’in İşaretçisi” olma gibi bir görev verilmesi planlandıysa, geçmesi gereken eğitim daha kapsamlı ve zorludur. (Bkz. “Elon is Bloodline. The Great Deciver”)

Elon Musk’ın yüksek derece satanist cadılardan olan annesi Maye Musk (Masonik=Satanist tek göz sembolü ve ilahı şeytana benzeme çabası)

Elon Musk, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) lideri Klaus Schwab adlı satanistin “Young Global Leaders” (Genç Küresel Liderler) programının 2008 yılı mezunudur. Satanist çetenin baş adamlarından biri olan Klaus Schwab, bu program ile küresel çapta kurmuş oldukları küfür sistemlerinin bekasını sağlamak; ve bir sonraki hedefleri olan teknokratik-satanik Tek Dünya Devleti/Yeni Dünya Düzeni (New World Order) kurmak için hizmet etmek üzere küresel liderler (=tağutlar) yetiştirir.

Elon Musk imza attığı bütün projelerinde insanlığın zarar görmesi ve köleleştirilmesi amaçlarına hizmet eder. (Bkz. 5G, Neuralink, Starlink vb.)

Bu adam kendini bir “ıslah edici” olarak lanse etmeye çalışan; ancak aslında yeryüzünde bozgunculuk yapan bir tağuttur. 

Bu adamdan ve ortaya koyduğu projelerden beri olmayan, bu adama buğzetmeyen, bu adamdan Allah için nefret etmeyen, tağutu inkâr etme/tağuttan ictinab etme şartını yerine getirmediği için Müslim olmayacaktır.