TC Bir Hukuksuzluk Devletidir

Gerçekleri söylemekten geri durmayan, ahlâklı ve vicdanlı bir avukat olan Mehmet Ali Başaran’dan: (önemli gördüğüm kısımları Bold ile vurguladım)

“İçinden geçtiğimiz süreçte Türkiye’yi yöneten (başını AKP, MHP ve ulusalcı “grupların” liderlerinin çektiği, derinlere uzanan) koalisyon pek çok sembol ismi rehine olarak “ele geçirdi” ve itibarı yerlerde sürünen Türk Mahkemelerinde sözde bir yargılama seansından sonra hapsetti.  

Türkiye’de istisnasız her kesimin üzerinde ittifak ettiği nadir konulardan biri, belki de birincisi, bu ülkede Yargı’nın olmadığı, Yargı diye bilinen gücün (mekanizmanın) iktidar değişimiyle birlikte derhal farklı odakların emrine girdiğidir. Parayı verenin düdüğü çalması gibi, gücü eline geçiren yargıyı da eline alır ve maşa olarak kullanır. Bir Türkiye klasiğidir.

Hal böyle olunca, rehinelerimiz Hukuk yüzü görmezler. Yalnızca görüntüyü kurtarmak adına, kurmacaya uygun olarak Mahkeme salonuna alınır, hakim karşısına çıkartılırlar. Kararlar gizli toplantılarda alınır, hakim ve savcılara dikte edilir. Onlar da mesleki “beceri”lerini kullanarak gerekçe uydurur, kılıf bulurlar. 

Yine, “kan gövdeyi götürürken” adlı yazıda bahsettiğim isim Halis Bayancuk ve yakın zamanda zindana atılan Şebnem Korur Fincancı da bu iktidarın, yargının elinde rehinedir.

Mehmet Ali Başaran – Türkiye’nin Meşhur Rehineleri

Mehmet Ali Başaran’ın, sadece fikirleri sebebiyle TC devleti tarafından esir edilmiş olan Halis Hoca’ya yapılan zulmü dile getirdiği “Kan Gövdeyi Götürürken” adlı makalesine de burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Her birimiz Allah Resulu (sav)’in şu hadisi üzerine düşünelim:

Sizden önceki milletler şu sebeple yok olup gittiler: Aralarından soylu, mevki ve makam sahibi biri hırsızlık yapınca onu bırakıverirler, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca da onu hemen cezalandırırlardı. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, elbette onun da elini keserdim.” (Buhari 3475, Müslim 1688)

İşte beşerin hukuku ile âlemlerin Rabbi Allah azze ve celle’nin adaleti arasındaki fark! Beşerin hukuku tağutlara, mele (aristokrat) tabakasına, zenginlere, yöneticilere işlemezken; Allah’ın şeriatı peygamber çocuğu ile sıradan bir kimse arasında zerre ayrım yapmaz.

İşte bu yüzden adaletin tek yolu, zulümden kurtulup gerçek anlamda özgürleşmenin tek yolu Allah Teâlâ’nın şeriatını hâkim kılmaktır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s