Masonluk Satanizm’in Maşasıdır


Toplumların tepkisini çekmemek adına, Lucifer tapıcıları için uydurulmuş bir kılıftır masonluk. Ancak özünde sadece ve sadece Satanizm vardır.

Satanizm; şeytanla güç, iktidar, para ve şöhret gibi dünyevi ihtiraslarını tatmin etmek üzere anlaşıp, karşılığında ruhların şeytana satıldığı; kara büyü, negatif varlıkların musallatı, ilah edindikleri şeytana düzenli olarak bebek/çocuk kurban ettikleri şeytani ritüelleri içeren sapkın bir tarikattır.

Ruhunu şeytana satanların, kendilerini güç ve iktidar uğruna Şeytan’a köle edenlerin tuğyanından, zulmünden kurtulmanın yolu nedir??

Elbette Şeytan (lanetullahi aleyh)’in de Rabbi olan Allah azze ve celle’ye ve O’nun şeriatına teslim olmaktır!

Çareyi başka başka yerlerde (demokraside, komünizmde, sosyalizmde, kapitalizmde, metaverse‘de, transhumanizm‘de, yeni dünya düzeninde ve diğer bâtıl ideolojilerde) arayanlara sözümüz: OLMADI, OLMUYOR, OLMAYACAK!

Bu şeytan ve ahalisinden, yine şeytanın uydurup göz boyayarak satışa sunduğu bâtıl ideolojilerle kurtulamayız. Tarih boyunca bir çoğu denendi, sonuç?? Şeytan gücüne güç katmaya devam etti. Metaverse ve Transhumanizm gibi Şeytan’dan geldiği bariz olan ideolojileri de denemeyiverelim. Aynı delikten yüzlerce kere sokulduğumuz yetmedi mi!?

O hâlde insanlığın özgürleşmesi için tek kurtuluş yolu: TEVHİDdir.

Sadece, alemlerin Rabbi Allah azze ve celle’ye kul olmak, sadece ve sadece O’nun koyduğu yasalara uymaktır.

Haydi bir de bunu deneyelim. Saadet asrı ve raşid halifeler dönemi boyunca, 40 yıl boyunca yaşanabilmiş olan o mutluluk, adalet ve refah dönemini tekrar başlatalım.

Unutmayalım ki Şeytan’ın dünyada kurmuş olduğu sömürü ve zulüm sistemlerini yıkma yolundaki tek yardımcımız El Aziz ve El Cebbar olan Allah subhanehu ve teâlâ’dır. Başka varlık ve sistemlerden yardım bekleyenler nafile bir bekleyiş içinde kalacaklardır.

Öyleyse, Allah’ın yardımını kazanabilmek için öncelikle, hem müslüman olduğunu iddia eden Türkiye toplumunda, hem dünya genelinde mevcut olan, Allah’a karşı isyanı ve başkaldırmayı sonlandırmamız ve O’nun emirlerine harfiyen uymamız gerekmektedir.

Ha, eğer dünyanın mevcut düzeninden memnun iseniz, adil, müreffeh, huzur ve güven dolu bir ortamda yaşadığınızı düşünüyor iseniz, “yılan bana dokunmuyor ise niye rahatımı bozayım ki” diyorsanız; o zaman içinde bulunduğunuz küfür ve şirk bataklığında yaşamaya devam edin. Bilesiniz ki, üç günlük ömrünüzün sonunda varacağınız yer ebedi ateş olacak.

Ancak eğer, insanlık için, mazlumlar için dertleniyor; yeryüzünde mevcut olan vahşet, zulüm, fakirlik, açlık, sapkınlık, korku ve güvensizlik ortamı sebebiyle tasalanıyor iseniz; henüz kalbinizi ve ruhunuzu kaybetmemişsiniz demektir. Ve bu çok iyiye işarettir. Kalbinizi tevhidle doldurun, arındırın ve insanlığa hizmetin tek yolunun aslında Allah Teâlâ’ya hizmetten geçtiğini idrak edin.

İbrahim aleyhisselam için yakılmış olan devasa ateşe bir damla da olsa su taşıyan karınca gibi, kimin tarafında olduğunuzu belli edecek şekilde yaşayın. Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayın. Sadece hakkın yanında durun. Bâtıla karşı cephe alın. Eğer siz bu şekilde tevhidinize sahip çıkar, dünyadaki yangını söndürmek üzere gücünüz yettiğince, bir damla dahi olsa su taşırsanız;  El Berr olan Rabbimiz ecrinizi asla zayi etmez ve sizi mükâfatlandırır.

Ne mutlu Allah azze ve celle tarafından mükâfata layık görülen o güzel kullara!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s